DEMOKRASİ NEDİR? (ÇEŞİTLERİ VE AÇIKLAMALARIYLA)

2011-01-13 15:42:00

Demokrasi, sözcük anlamı halk yönetimi olan bir siyasal bilim terimidir. Aslı eski Yunanca’daki demokratia sözcüğüdür. Eski Yunanca’da demos halk, kratos yönetim anlamına gelirdi. Atina’nın doğrudan demokrasisinde, halk bir meydana toplanır ve önemli konulardaki kararlarını yöneticilere bildirirlerdi. Yalnız burada hemen hatırlanması gereken nokta, eski Yunan’da yalnız vatandaşların demokratik hak ve özgürlüklerden yararlandıkları, kölelerin ise hiçbir hakları bulunmadığı idi.


         Demokrasi, daha sonra, yönetilenlerin yönetime katılması için temsilcilerinin seçildiği rejimlerin adı oldu. Aslında, tüm siyasal ve toplumsal sistemler gibi, teknolojik değişme ve gelişmeler sonucu ortaya çıktı. Tek bir mutlak hükümdarın bulunduğu rejimlere genellikle "polis devleti" denirdi. Bu devlette, hükümdar tek başına, tanrının temsilcisi olarak, gelenekler üzerinde hüküm sürerdi; genellikle destekçileri din adamları ve toprak sahipleri idi.

       Doğu’da teknolojik değişme ve gelişme yavaş olduğu için, Batı Avrupa’daki değişme ve gelişmeler sonunda, toplumda din adamları ve toprak sahiplerinin yanında tüccar, esnaf ve en önemlisi sanayiciler ortaya çıktılar ve yönetimde söz sahibi olmak istediler. Tarımdan sanayiye, kırsal üretimden kentsel üretime geçiş sonunda, hükümdarın yanında artık halk ya da yeni gelişen tüccar, esnaf, sanayici yer almak istedi.

        Böylece hukuk devleti kavramı ve meşrutiyet yönetimleri doğdu. Artık hükümdarın yanında halktan seçilmiş meclisler de yer alıyor ve hükümdarın karşısında bu insanların yaşam hakkı, söz hürriyeti, mülkiyet hakkı, inanç hürriyeti gibi vazgeçilmez ve devredilmez hak ve hürriyetleri kabul ediliyordu. Bu gelişmenin en önemli göstergelerinden biri, bağımsız mahkemelerin bu hak ve hürriyetleri güvence altına almasıydı.

Teknolojik değişme ve gelişme hızını sürdürünce, köylülerin, köylerde toprak sahibi olan ağaların ve din adamlarının yanında, yönetime ortak olmuş bulunan tüccar-esnaf-sanayici üçlüsüne ek olarak işçiler de sayıca arttılar ve yönetimde söz sahibi olmak istediler. Böylece hukuk devleti, sosyal refah devleti kavramına, meşrutiyet kavramı da demokrasi kavramına dönüştü.

Demokrasi her ne kadar halkın halk tarafından yönetimi ya da çoğunluk yönetimi olarak adlandırılsa da, çağdaş değişme ve gelişmeler ona yeni anlamlar kazandırdı. İlk ortaya çıkan kavram, temsili demokrasi anlayışıdır. Bu anlayışa göre halk, doğrudan doğruya kendini yönetemeyeceği için, seçtiği temsilciler aracılığı ile yönetilir.

İkinci olarak ortaya çıkan kavram, özgürlükçü demokrasi kavramıdır. Bu kavram, özellikle baskıların en korkuncu, çoğunluğun baskısıdır anlayışından kaynaklanır. Bir demokratik sistemin en önemli özelliğini başta azınlıkların, yani düşünceleri azınlıkta kalanların hakları olmak üzere, tüm insan haklarına dayalı olması gereğine dayalı bir yaklaşımı belirtir.

Çağımızdaki tüm gelişme ve değişmelerden sonra, bugün demokrasi kavramı, düşünceleri azınlıkta kalanların da çoğunluğu kazanabilme hak ve olanağına sahip oldukları bir çoğunluk yönetimi özelliğine erişmiştir. Bir başka deyişle, demokrasinin temel koşulu, klasik insan hak ve özgürlükleri olduğu gibi, azınlıkta kalan düşünce sahiplerinin de kendi düşüncelerini, çoğunluğu kazanmak amacıyla savunabilmeleri ilkesine dayanır.

 

 Demokrasi Çeşitleri ...


-Çoğulcu Demokrasi

-Halk Demokrasisi

-Klasik Demokrasi

-Liberal Demokrasi

-Parlamenter Demokrasi


-Plüralist Demokrasi

-Endüstriyel Demokrasi

-Kalkınmacı Demokrasi

-Koruyucu Demokrasi

-Marksist Demokrasi

-Plebisitçi Demokrasi

-Sosyal Demokrasi

-Yeni Demokrasiler


                        DOĞRUDAN DEMOKRASİ

 Doğrudan demokrasi, kanunların bizzat halk tarafından yapılmasını ve kamu gücüne ilişkin kararların bizzat halk tarafından alınmasını ifade eder. Bu sistemde parlamento ve yöneten-yönetilen farklılığı yoktur.

Doğrudan demokrasi, sadece yurttaş olanların katılımıyla eski Yunan sitelerinde uygulanabilmiştir. Bunun dışında İsviçre'nin bazı kantonlarında doğrudan demokrasi yöntemine başvurulmaktadır.

Geniş coğrafi alan ve nüfus fazlalığı doğrudan demokrasiyi olanaksız kılmaktadır. Ancak ileride kitle iletişiminin gelişmesiyle tüm halkın kamu yönetimine katılması düşünülebilir.

“Doğrudan hükûmet (gouvernement direct)” de denilen “doğrudan demokrasi (direct democracy, démocratie directe)”, halkın egemenliğini bizzat ve doğrudan doğruya kullandığı demokrasi tipidir.Doğrudan demokraside devlet için gerekli olan bütün kararlar, yurttaşlar topluluğu tarafından aracısız ve temsilcisiz olarak bizzat alınırlar. Doğrudan demokrasi, halkın halk tarafından yönetilmesini öngörmektedir. Dolayısıyla doğrudan demokrasi sistemi, demokrasinin ideal anlamına en yakın olan sistemdir.

Eski Yunan: Ecclessia.- Doğrudan demokrasiye antik çağda Yunan sitelerinde rastlanır. Bu sitelerde vatandaşlar, “agora” veya “forum” denen bir meydanda toplanır. Bu şekilde oluşan ec

İsviçre : Landsgemeinde- Günümüzde doğrudan demokrasi sadece İsviçre’nin bir küçük dağ kantonunda ve dört yarım-kantonunda uygulanmaktadır. Bunlar Glaris Kantonu ile Aşağı ve Yukarı Unterwald, İç ve Dış Appenzell

Teorik Kökeni.- Doğrudan demokrasi sistemi, teorik olarak “halk egemenliği teorisi”ne dayanmaktadır. Halk egemenliği teorisi de, Rousseau’nun “sosyal sözleşme”

Pratik İmkânsızlık.- Doğrudan demokrasi, demokrasi idealine en yakın sistemdir. Ne var ki, günümüzde pratik güçlükler nedeniyle uygulanması imkansızdır. Milyonlarca kişiden oluşmuş bir devletin halkını bir meydanda toplamak mümkün değildir. O nedenle doğrudan demokrasi bugün için tarihsel ve ütopik bir değere sahiptir.

 

 

ÇOĞULCU DEMOKRASİ

(nisbî demokrasi), çoğunluğun mutlak hakimiyetini reddeden, azınlıktakilerin siyasal ve kültürel haklarının kabul edilmesi gerektiğini ve azınlığın da bir gün çoğunluk olabilme hakkının verilmesini savunan demokrasi anlayışıdır.

Demokrasinin gelişim sürecinde, çoğunluğun devlet yönetimindeki kararlarının mutlak olması, azınlık haklarını kısıtlayabileceği kaygısı çoğulcu demokrasiyi ortaya çıkarmıştır.'Azınlıkta veya muhalefette olanların korunması, düşüncelerin serbestçe hiçbir baskıyla karşılaşmadan söylenebilmesi çoğulcu demokrasi için şarttır ‘Çoğulcu teoride otoritenin dağıtılması devletin aceleyle ve düşünmeden hareket etmesini engeller, aynı zamanda önemli güç merkezlerinin uyuşmaması durumunda da herhangi bir adımın atılmasını önler.

 

ÖZELLİKLERİ

  1. Yürütme gücünün kuvvetli ve geniş partiler koalisyonu tarafından yapılması
  2. Kuvvetler ayrılığı ilkesi
  3. İktidarın bölüşülmesi ilkesi,
  4. Çok partili sistem
  5. Yarı-temsîli sistem
  6. Yazılı anayasa ile hükümet yetkilerini kesin olarak sınırlama
  7. İki meclisli parlamento modeli

YARI DOĞRUDAN DEMOKRASİ

demokratik toplumlarda uygulanan bir sistem. Bu demokrasi çeşidinde halk bir yasama organı seçer ve yasaların yapılmasına da katkı sağlar. Bunun için halka tanınan yetkilerin başında halkoylaması gelir, Meclis tarafından kanun hazırlanır ve halkoyuna sunulur, halk kabul ya da red eder. tam demokrasi olmasada yine de demokrasiyle yönetilmektedir.Yönetimde halkın da sözü bulunur. Tanım.- “Yarı-doğrudan hükûmet (gouvernement semi-direct)” de denilen “yarı-doğrudan demokrasi (démocratie semi-directe)”, egemenliğin kullanılmasının halk ile temsilcileri arasında paylaştırıldığı demokrasi tipidir. Yarı-doğrudan demokrasi, temsilî demokrasi ile doğrudan demokrasinin bir bileşimidir[58]. Yarı-doğrudan demokrasi sisteminde egemenliğin kullanımı esasen halkın seçtiği temsilcilere verilmiştir[59]. Ancak bazı durumlarda, referandum gibi araçlarla seçmenler de egemenliğin kullanılmasına doğrudan doğruya katılırlar[60]. Bu bakımdan yarı-doğrudan demokrasi temelde bir temsilî demokrasidir[61]. O hâlde yarı-doğrudan demokrasi, halkın egemenliğin kullanılmasına zaman zaman doğrudan doğruya katılabildiği bir temsilî demokrasidir. Bu nedenle, “yarı-doğrudan demokrasi” terimi yerine “yarı-temsilî demokrasi” teriminin kullanılması daha mantıklıdır. Ne var ki, “yarı-doğrudan demokrasi” tabiri yerleşmiştir. Biz de bu tabiri kullanacağız.

Yarı-doğrudan demokraside halk, “referandum”, “halk vetosu”, “halk teşebbüsü” ve “temsilcilerin azli” araçlarıyla egemenliğin kullanılmasına doğrudan doğruya katılır. Şimdi yarı-doğrudan demokrasinin araçlarını görelim.

1. Referandum [62]

Referandum (halkoylaması) en kısa tanımıyla, parlâmento tarafından kabul edilen veya edilecek olan bir kanun metninin halkın onayına sunulmasıdır[63]. Referandumun değişik çeşitleri vardır. Şimdi bunları görelim.

 

ŞEMA 10.2:                                        Referandum Çeşitleri

 

 

 

Bağlayıcılığı Bakımından

Başvuruluşu Bakımından

Konuları Bakımından

 

 

 

 

 

 

İstişarî

Tasdikî

İhtiyarî

Mecburî

Kurucu

Teşriî

 

a) Bağlayıcılığı Bakımından.- Referandumda seçmenler tarafından verilen cevabın hukuken bağlayıcı olup olmamasına göre referandumlar, “istişarî referandum” ve “tasdikî referandum” olmak üzere ikiye ayrılır.

aa) İstişarî Referandum [64].- “İstişarî referandum” veya “danışma referandumu 

bb) Tasdikî Referandum [69].- “Onay referandumu (référandum de ratifi-cation)”[70] veya “karar referan

a) Başvuruluşu Bakımından.- Referandumlar başvuruluşlarındaki usûl bakımından “mecburî” ve “ihtiyarî” olmak üzere ikiye ayrılmaktadırlar.

aa) Mecburî Referandum [72].- “Mecburî referandum (référandum obli-gatoire)”, bazı konularda ana

bb) İhtiyarî Referandum [73].- “İhtiyarî referandum (référandum facul-tatif)”, belli makamların is

c) Konuları Bakımından.- Referandumlar konuları bakımından “kurucu referandum” ve “teşriî referandumu” olmak üzere ikiye ayrılmaktadırlar.

aa) Kurucu Referandum.- “Kurucu referandum (référandum consti-tuant)”, yeni bir anayasanın kabul edilmesi veya mevcut bir an

bb) Teşriî Referandum.- “Yasama referandumu” veya “teşriî referandum (r

2. Halk Vetosu

“Halk vetosu  (veto populaire)”, parlâmento tarafından usûlüne uygun olarak kabul edilen kanunun halkın inisiyatifiyle

3. Halk Teşebbüsü

Referandum ve halk vetosu istenmeyen kanunu engelleyebilir; ama halkın istediği kanunun çıkmasını sağlayamaz. İşte halkın istediği, ama parlâmentonun çıkarmaya yanaşmadığı kanunun çıkarılmasını sağlayıcı yarı-doğrudan demokrasi aracı “halk teşebbüsü (in

4. Temsilcilerin Azli

“Temsilcilerin azli (révocation des élus)”, halkın çalışmasından memnun kalmadığı temsilcilerini görevden almasına imkân veren bir usûldür. Bu usûlde, temsilcisinden memnun kalmayan seçmenler, temsilcinin görevden alınması ve yerine yeni birisinin seçilmesini k

a) Recall.- Recall , bir bireysel azil usûlüdür ve Amerika Birleşik Devletlerinin bazı eyaletlerinde uygulanmaktadır. Recall sadece temsilciler için değil, bazı kamu görevlileri, hatta yargıçlar için de uygulanabilecek bir usûldür. Bu usûl iki aşamalıdır. Birinci aşama teklif aşamasıdır. Bir temsilci hakkında recall usûlünün başlatılabilmesi için teklifin belli süre içinde (örneğ

b) Abberufungsrecht.- “Abberufungsrecht (azil hakkı)”, bir kolektif azil usûlüdür ve İsviçre’nin bazı Kantonlarında (Berne, Arguvie, Schaffouse, Thurgovie, Soleure, Lucerne, vs.)[93] Kanton meclisleri düzeyinde uygulanmaktadır. Bu usûlde, sadece bir iki temsilci değil, temsilcilerin bütünü, yani kanton meclisinin tamamı görevden alınmaktadır[94]. Bu nedenle bu usûle, “meclisin halk tarafından feshi” usûlü de denebilir[95]. Abberufungsrecht usûlü şöyle işler: Yasama dön

 

ÇOĞUNLUKÇU DEMOKRASİ

Çoğunlukçu demokrasi veya mutlak demokrasi (démoc-ratie absolue) çoğunluğun kararlarının uygulandığı ve bu kararların mutlak olduğu demokrasi çeşididir. Yasalar, azınlık hakları, kuvvetler ayrılığı gibi etmenler çoğulcu demokraside alınan kararları sınırlandırırken çoğunlukçu demokraside, çoğunluğun aldığı kararlar sınırsız ve mutlaktır.

çoğunluk prensibine dayanan demokrasi anlayışı. bu anlayışa göre devlet, halkın çoğunluğunun iradesine göre yönetilmelidir. çoğunluğun kararları her şeyin üstündedir ve yönetme hakkı mutlaktır, hiçbir şekilde sınırlandırılamaz. 1924 anayasası bu demokrasi anlayışının ürünüdür.

18477
0
0
Yorum Yaz